TANK KOMUTANI

TANK KOMUTANI



Almanya’da geçirdiğim çok uzun 15 yıl boyunca hem yaşadıklarımdan aldığım tecrübeler, hem de katıldığım eğitimlerden kalan anılar 45 yaşından sonraki hayatımı çok etkiledi.

Orada üst düzey yöneticilerin bir görevi de, yerlerine geçecek yetenekli yeni liderler arayıp bulmak ve onların yetişmesi ile ilgilenmekti. Koltuğuna yapışıp yıllarca orada oturmak gelişmiş ülkelerin idari mekanizmasında yer almıyordu.

Çalıştığım firmada geleceğin yönetici adaylarından biri olarak katıldığım eğitimde kullanılan bir metot beni çok etkilemişti.

Bildiğiniz gibi Almanlar tank konusunda çok hassastırlar. Dünyanın en mükemmel tanklarını üretmekler övünürler. Öyle ki “Panzer” kelimesi dünyanın birçok ülkesinde aynen kullanılır.

Eğitimi veren kişi firmamızı bir tanka benzetmişti. Gideceği bir hedefi olan, dış saldırılara karşı sağlam zırhlarla korunan, hedefe ulaşabilmek için gerekli silahları bulunan, ilerleyebilmek için kuvvetli bir motoru, her türlü güçlüğü aşabilecek sağlam paletleri olan bir araç yönetmekteydik. Biz tıpkı bir tank komutanı gibi hedefe kilitlenmiş, olan veya olmayan her şeyden sorumlu kişilerdik.

Soru şu şekilde karşımıza çıktı: Tankın sağ paletini yönlendiren dişli tekerleklerden birinden normal olmayan bir gıcırtı duyulmaya başlanmıştı. Komutan olarak vereceğiniz ilk karar ne olmalıydı?

Bu soruya cevap vermek için hemen öne atılan birkaç kişi fena halde yanılmıştı. Onlar “derhal dişli tekerleği değiştiririm” demişlerdi.

Doğru cevap bu değildi. Komutan olarak her türlü imkanı kullanarak hedefe gözünü dikmiş olması gereken birinin tekerlek değiştirmekle uğraşması pek acınası bir çaresizlik göstergesiydi.

Komutanın işi teknik ekibine delege etmesi, bu işten onları sorumlu tutması gerekiyordu. 

Eğitimci benim vücut dilimden cevabı yetersiz bulduğumu anladı ve söz almamı istedi.

Ben de işi teknik elemanlara devretmenin belki sadece günü kurtaracağını, aslında tankı hatalı bir dişli tekerlek ile sefere hazırlayan yer ekibinin (macazi anlamda) Sibirya’ya sürülmesi gerektiğini söyledim. Gurup bu radikal tepkiyi çok doğru buldu ve alkışlarla ödüllendirdi.

Tank örneğinin çağrıştırdığı Sibirya tepkisi bana sınıf atlatmıştı.

Bu yaşa gelinceye kadar iş hayatımda değişik sektörlerde ve içinde yaşamış olduğum spor kulüplerinde vizyon sahibi, geleceğe geniş açıdan bakabilen birkaç yönetici tanımak benim için büyük bir eğitim ve tecrübe olmuştur. Onları saygıyla anar, aldığım dersleri ara sıra kendi kendime tekrarlarım. Daha da önemlisi benden sonra geleceklere anlatacak bir şeylerim olduğu için de kendimi şanslı sayarım.   

Pekiyi siz de benim kadar şanslı mısınız? Yöneticileriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

 

Diğer Celal Gürsoy

DENİZDEN BABAM ÇIKSA YERİM

Image

“Denizden babam çıksa yerim” sözünün İmam Şafii’ye ait olduğuna dair söylentiler varsa da bu yakıştırmaların akademik bir değeri yoktur. Gene de sofralarda balık olduğu zaman akla ilk gelen deyişlerde...

BU GİDİŞ NEREYE KADAR?

Image

90’lı yılların sonunda iki binli yılların başında eğitimlerime katılanlara kısa süre içinde cevaplamaları şartıyla bir soru sorardım: “Yakın gelecekte hayatımıza girerek bizi şaşırtabilecek bir gelişm...


SPOR MEDYASI MI, FUTBOL MEDYASI MI?

Image

Spor ile ilgili olarak medyayı takip edenleriniz farkındadır, şimdi futbol transfer sezonu olduğu için tüm haberler ve yorumlar, transfer olan veya olması hayal edilen futbolcularla ilgili. Antrenörle...


SPOR YAZARI NE YAZAR?

SPOR YAZARI NE YAZAR? Spor yazarı olabilmek için televizyonda maç seyretmek yetmez. Bu ancak belli bir yaş ve saha tecrübesinden sonra olabilir. Yayıncı kuruluşun ekrana taşıdığı görüntülerden yorum ç...


BODRUM’DA SURATLAR BİR KARIŞ

BODRUM’DA SURATLAR BİR KARIŞ Bodrum Devlet Hastanesinin önünde park edecek yer yok, halk sıra beklemekten bezmiş. Dert çok. Bodrum Adliyesinde otoparkta yer yok, insanlar sıkıntılı, en basit mal sahib...


TAŞI TOPRAĞI ALTIN OLAN ŞEHİR

TAŞI TOPRAĞI ALTIN OLAN ŞEHİR Şehircilik açısından bir kaos olan İstanbul, yerin altında kendisini bekleyen deprem riski ile Türkiye'nin başına dert açacak gibi gözüküyor. Sosyal hayatın, eğitimin, sa...

KÖŞE YAZARLARI